İçeriğe geç

Alabalık kaç derecede yaşar ?

Alabalık ve Soğuk Su: Kayseri’de Bir Yudum Sıcaklık

Kayseri’nin sabahları her zaman serindir, dağların arasında dolaşan rüzgarın getirdiği o serinlik içimi ürperten bir rahatlattığı zamanlar oluyor. Fakat, son zamanlarda bu serin sabahları bir başka şekilde hissetmeye başladım. İçimde, bir yerde hep eksik olan bir şey var gibi. Bu düşünce beni alabalıkların soğuk sularına götürdü. Suyu düşününce, bir balıkla benzer bir duygu hissetmeye başladım; serin, özgür ama bir o kadar da kırılgan.

Alabalıkların Yaşam Sırrı

Bir gün, Kayseri’nin köylerinden birine gitmeye karar verdim. Yolda gözlerim dağları, vadileri tararken, birden alabalıkların yetiştiği bir balık çiftliği gördüm. Gölette alabalıkların yanıp sönen pulları, güneşin ışıklarıyla birlikte öyle güzel bir görüntü oluşturuyordu ki, içim birden huzurla doldu. Bir yanda sakin, soğuk bir su, diğer tarafta hızla yüzüp giden alabalıklar. Gözlerim onlarda kayboldu.

Alabalıkların yaşadığı suyun 10 ile 18 derece arasında olduğunu okumuştum bir yerlerde. Su ne kadar soğuk olursa, balıkların o kadar sağlıklı olacağı yazıyordu. Ama sanki ben de bu balıkların arasında hissediyordum. Bazen insan da o alabalık gibi hissediyor: Serin, derin ama bir şekilde sıcak bir yere ihtiyaç duyuyor. Bu sıcaklık belki de bir başka insanın gülümsemesi, belki de içindeki huzurlu bir düşünce…

Soğuk Suyun İçinde Bir Yalnızlık

O alabalıkların yaşadığı suyun sıcaklığını düşündüm, 15 derece… 15 derecelik bir su ne kadar dayanıklı olabilirdi? Benim içimdeki kırılganlıkla, alabalıkların yaşadığı dünya arasındaki benzerliği fark ettim. Hayatın soğuk suları, bazen çok sert olabiliyor. Bir anda suyun sıcaklığı düşebilir. Alabalıklar, bu soğukta yaşamaya devam edebiliyorlardı çünkü oraya alışmışlardı. Ya ben? Bu soğuk hayatın sularına alışmış mıydım? Ben de alabalıklar gibi olmalıydım. Hızla hareket etmeliydim. Belki de suyun sıcaklığını fark etmemenin yolu, o suyun içinde kalabilmekti.

Alabalıkların soğuk sularına alışırkenki hissini düşündüm. Belki de bir zamanlar sıcak bir suda doğmuşlardı, sonra soğuk suya alıştırılmışlardı. Alışmanın ne kadar zor olduğunu hayal edebiliyorum. Bazen hayatta da böyle, en soğuk anlar bize kendi gücümüzü hatırlatır. Bu dağdaki alabalıkların yaşadığı hayat, ne kadar benziyordu içimdeki fırtınaya.

Gölgelere Karşı Yüzmek

Bir süre göletin kenarına oturdum. Gözlerim suya dalmıştı. Alabalıkların yüzüşü, bir zamanlar içimdeki umut gibi hızlıydı. Ama sonra bir şey fark ettim. Alabalıklar, hiçbir zaman durmuyor, bir noktaya varmak için sürekli yüzüyorlardı. Ama onlar, nehirde kaybolmaya başladılar. Bir an içimi korku kapladı. “Ya biz de kaybolursak?” diye düşündüm. Belki de bazen hızla yüzmek, kaybolmaktan başka bir şey değildir. Hızla yol alırken, sanki nerede olduğumuzu unuturuz.

Alabalıkların hayatı, tıpkı bir insanın içinde kaybolan zaman gibiydi. Durmak ve kaybolmak arasındaki ince çizgide, bende bir şey kırıldı. Bu kırılma, bir çeşit uyanıştı aslında. Yavaşlayıp düşünmek gerekiyordu. Alabalıklar bu kadar soğuk sularda nasıl var oluyorlardı? İşte o an, alabalıkların bu hayatta var olma sırrını keşfettim. Onlar yalnızca hızla yüzmekle kalmıyor, aynı zamanda suyun sıcaklığını hissediyor ve ona uyum sağlıyorlardı.

Sıcaklığın, Gerçekten Sıcaklık Olması

Dışarıda güneş batarken, su kenarındaki sessizlik derinleşti. Kendi içimdeki boşluğu hissettim. Kayseri’nin soğuk havası, alabalıkların yaşadığı serin suyu daha da soğuk hissettirdi. Ama ne zaman alabalıkları düşündüm, bir huzur buldum. Su ne kadar soğuk olursa olsun, alabalıklar buna karşı koymayı öğrenmişlerdi. Bunu başarmak, belki de insanın en büyük başarısıydı.

Güzel olan, yalnızca sıcak suyu değil, soğuk suyu da kabul edebilmekti. Sadece sıcak bir suyun içinde olmak insanı iyileştirmezdi; bence insan, her ikisini de kabul edebilmeliydi: Soğuk ve sıcak. Bir alabalık gibi, kendi içimdeki soğuklukla, sıcaklık arasında gidip gelmeyi öğrenmeliydim. O zaman belki de gerçekten var olabilirdim.

Sonuç Olarak

Kayseri’nin serin akşamlarında, su kenarında yalnız başıma otururken, alabalıkların yaşamındaki o dengeyi düşündüm. Suyun sıcaklığı, bir insanın hayatındaki duygusal dalgalanmalar gibi. Bir zamanlar sıcak, sonra soğuk; ama alabalıklar, suyu hiç unutmadan, onun içindeki dengeyi koruyarak yaşarlar. Benim de yapmam gereken tam olarak bu: Hayatın soğuk sularında kaybolmadan, sıcaklığı da hissederek, dengeyi bulmak. Alabalık kaç derecede yaşar? 15 derecede, ama belki de en güzel anlar, suyun sıcaklık farklarını kabul ettiğimizde gelir.

Kayseri’nin dağlarında, alabalıkların yaşadığı soğuk suların içinde, ben de kendi içimdeki suyu bulmaya başladım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güncel girişhttps://www.betexper.xyz/elexbetgiris.org