Değerli Evarkadasin okurları, “Bani müessis ne demek” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!
Bani Müessis Ne Demek? Bir İzmirli Genç Gözünden
Merhaba! Evarkadasin sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Bani müessis ne demek” var.
Bazen kelimeler kulağa öyle derin gelir ki, anlamını bilmediğimiz bir terimi duyduğumuzda, “Yahu bu neydi?” diyerek kafamızı kaşırız. Ve işte, o anlarda genelde iki şey olur: Ya anlamını öğrenmek için hemen açarız telefonu ve ‘Bani Müessis ne demek?’ diye aratırız, ya da “Vallahi anlamını bilmesem de ben bunu şimdi anlamlı bir şekilde kullanırım” deyip, günü kurtarırız. Ama gelin görün ki, bazen “Bani Müessis” gibi bir kelime ile karşılaşırsınız, işte o zaman işler biraz karışır.
Ben de İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, gündelik hayatın içinden çıkmak isteyen bir gencim. Esprilerimle arkadaşlarımı güldürmeye çalışırken, bazen derin düşüncelere dalıp kendimi filozof gibi hissediyorum. “Bani müessis ne demek?” diye soran birinin karşısında, ‘Eeeh, bu işin köküne inmeliyim’ diye içimden geçer. Ama tabii, bunu arkadaşlarımın yanında sorgulamak pek kolay olmuyor. Şimdi size, işte o ‘Bani Müessis’ kelimesinin ne olduğunu eğlenceli bir şekilde anlatacağım.
Bani Müessis’in Kökeni: Arapçadan Gelişen Bir Kavram
“Bani” kelimesi, Arapçadan gelen bir terim ve “yapan”, “kurucu” anlamına geliyor. Yani aslında ‘bani müessis’, kelime olarak “kuruluşu yapan kişi” demek. Bu, tam olarak bir kurumun temellerini atan ya da bir şeyin başlangıcında yer alan insanı tanımlar. Mesela, bir okulun kurucusu “bani müessis” olabilir. Ancak, buna biraz daha mizahi yaklaşalım. Eğer bu terimi sosyal hayatta kullanmaya çalışırsak, kurulum işlemleriyle çok ilgisi olmayan, ama her şeyin başlangıcında yer alan kişileri de ‘bani müessis’ olarak adlandırabiliriz.
Mesela, bir arkadaşınız sürekli yeni iş fikirleriyle gelir. “Aaa, bu çok güzel, ama sen bunu gerçekten yapar mısın?” diye sorarsınız. O da size, “Yani, şunu söyleyeyim; ben bir ‘bani müessis’im,” diye cevaplasa, şaşırmazsınız. Aslında bu, ne kadar da yanlış olursa olsun, oldukça yerinde bir kullanımdır.
Bani Müessis: Ofisteki O Kişi
Düşünsenize, ofiste herkesin birbiriyle ilişkisi farklıdır. Birisi sürekli fikir üretir, fakat hiçbir şey başlatmaz. O kişi her zaman “ben bir liderim” havası yapar, fakat aslında kimseyi yönetmez. Onu tanımlamak için bir terim lazım! İşte, burada devreye ‘bani müessis’ girmelidir. O kişi, “Evet, ben bütün bu fikirleri veriyorum ama kimseyi bir yere götürmüyorum” diyebilir. Bu gerçekten çok komik bir durum olurdu, değil mi?
Bir gün, iş yerinde başka bir arkadaşım bana şu soruyu sormuştu:
Arkadaş: “Ya ben seni hep her işin başında görüyorum ama bir şekilde hiçbir şeye başlamıyorsun. Hani bu durum için bir adım var mı?”
Ben: “Tabii! Ben bir ‘bani müessis’im, her zaman başlatırım ama sonra… bilemiyorum, biraz kaybolurum.”
İşte o an, “bani müessis” rolü mükemmel bir şekilde oturmuştu. Çünkü bana göre bir “kuruluş” yaratmak o kadar kolay bir şey değil. O yüzden ‘bani müessis’ olarak kendimi tanımlamak bana gayet mantıklı gelmişti.
Gündelik Hayatta Bani Müessis Olmak
Bir de gündelik hayatta ‘bani müessis’ olmak var. Durumlar var, bir şey başlatmamız gerekir ama… işte o aşamaya gelirken, kendimizi buluruz. Sabah kahvaltısında bir plan yapmaya karar verirsiniz, “Bugün harika bir şey yapacağım” dersiniz, ama bir anda tüm gün geçer ve hiçbir şey yapmamış olursunuz.
Bunu şöyle anlatayım:
Ben: “Evet, bugün harika bir başlangıç yapacağım. Yani, biraz kendimi geliştireceğim. Öğlen ise koşuya çıkacağım.”
Ama öyle mi olur? Tabi ki hayır.
Bir saat sonra kendime şöyle derim: “Tamam, belki bu kadar hızlı başlamak gerekmez. Hadi biraz internet üzerinden bir araştırma yapalım, koşudan önce bir video izleyelim.”
Sonrasında, Netflix’te “Bir dizi izlemenin zararları” gibi bir makale bulurum, derin derin araştırmalar yaparım ve… gün biter. İşte, bir ‘bani müessis’ olarak tam da bunu yapmış olurum; her şeye başlamak için büyük heyecanla adım atarım, ama bir şekilde o işi tamamlama kısmını hep unuturum. Gerçekten, ‘bani müessis’ olduğumu kabul ediyorum.
Bani Müessis’in Genç Versiyonu
Beni tanıyanlar bilir, İzmir’de genç olmak demek, her an espri yapmak demek. Ama içimdeki derin düşünür de hep devrede. Aslında bir yandan “bani müessis” gibi düşünüyorum: “Bunları yaparken dünyayı da değiştirebilirim, ama hemen şimdi değil.” Sonuçta, her şeyin temelleri atılmalı. Hedefler büyük olmalı. Kısa vadeli başarılar ise geçici. İşte bu felsefeyle yaşarım.
Bir arkadaşım geçen gün bana şöyle dedi:
Arkadaş: “Ya kardeşim, sürekli her konuda bir başlangıç yapıyorsun, ama hep yarım kalıyor. Yani, ‘bani müessis’ olabilirsin ama ‘başarı müessis’ olamazsın!”
Ben: “Evet, sanırım bu da bir yetenek. Ama aslında herkes başlatıcı olmak zorunda mı? Bazen durmak ve görmek de bir başarıdır.”
Bunun üzerine derin bir sessizlik oldu. İçimden şöyle geçirdim: “Bani müessis oldum, başarı müessis olamadım, belki de bu benim yolum.”
Ve bu, bana hayatın bazen ne kadar garip bir denge olduğunu hatırlattı. Aslında her şeyin başlatıcısı olmak kadar, o başlatılan şeyin doğru bir şekilde sonlandırılması da önemli. Ama bunu unutma: “Bani müessis” olarak kalmanızı öneriyorum. Çünkü her şeyin başlangıcı, aslında sizi tanımlayan en güzel şeydir.
Sonuç: Bani Müessis Olmak Bir Sanattır
Bani müessis ne demek sorusunu yanıtlamak, aslında bir anlamda hayatın başlangıçlarını anlamaya çalışmaktır. Bazen işler yarım kalır, bazen hayallerle yaşarız ama her zaman yeni bir şeylerin başlatılması gereklidir. Yaşadığım şehirde – İzmir’de – bu böyle: Yalnızca fikirlerinizi başlatmak yetmez, bir süre sonra bu fikirleri yaşamak için bir şeyler yapmak gerekir.
Ama dediğim gibi, beni ‘bani müessis’ olarak kabul ediyorum. Her şeyi başlatırım ama sonlandırma kısmını genelde biraz sonra yaparım. Sonuçta, bu dünyada ‘başlatıcı’ olmak da bir sanattır.
Evet, artık siz de ‘bani müessis’ kelimesinin ne demek olduğunu öğrendiniz. Eğer benim gibi bir kişiyle karşılaşırsanız, anlamını bilmeyenlere anlatmak için fırsat yaratabilirsiniz!