Elastik Balon Isıtılırsa Ne Olur? – Bir Balonun İçindeki Duygular
Bazen hayat, bir balon gibi olur; yavaşça şişer, büyür, büyür… ta ki bir noktada içinde taşıyamayacağı kadar duyguyu barındırır. Benim için de hayat, işte tam böyle bir şeydi. 25 yaşımda, Kayseri’nin kuytu sokaklarında, hayatımın her anını not ettiklerimle dolu günlüklerimle geçmişim. Bu yazı, belki de içimi dökme zamanımın geldiğini düşündüğüm bir dönemin başlangıcıydı. Bir elastik balon ısıtılınca ne olur, diye düşündüm, aklımda bir soru belirdi ve sonra içimde patlayan bir duyguyu anlamaya başladım.
O An: Isı ve Balon
O gün her şey sıradan gibi başladı. Kayseri’nin sıcak yaz günlerinden biriydi. Bahçemde biraz vakit geçireceğimi düşünürken, bir balonun yere düşüp patlaması gibi bir şey oldu içimde. Balon. Sıcaklık. O kadar basit ama bir o kadar karmaşık. Bir balonun ısıtıldığında nasıl davrandığını hiç merak etmiş miydiniz? Bunu düşündüm, ama bir an önce anlamak istedim.
Bir elastik balon, o kadar zarif ve kırılgan bir şey ki, hayatı bir şekilde onun gibi yaşamayı istedim bazen. Her zaman esnek, her zaman şekil alabilir bir şey olarak. Ama bir balonun ısıtıldığında ne olacağını bildiğimde, içimde başka bir şeyler de kımıldadı. Bu düşünce beni biraz sarstı.
Düşünmek, bazen insanı olabileceği yerden alıp, başka bir dünyaya götürür. Hani biraz korkar, biraz heyecanlanırsınız ya… Öyle bir şeydi. Kalbimde o eski kaygıların, öfkenin, heyecanın yavaşça biriktiğini hissettim. Ama bu defa bunlar büyüyüp patlamak yerine bir şekilde uzamaya, varlığını hissettirmeye başladı.
Kırılganlık ve Heyecan
Balon ısıtıldığında, önce sertleşir, sonra şişmeye başlar. Balonun etrafındaki moleküller hızla hareket eder, genleşir, esner. Ama bir noktadan sonra o elastikiyet kaybolur ve balon, daha fazla ısıyı kaldıramaz. Bu noktada balonun patlaması kaçınılmazdır. Benim gibi, içine biriktirdiği duygularla yavaşça gerilen bir balon gibi. Kendi içimde büyüyen, sınırlarını zorlayan bir heyecan vardı.
Bir süre sonra fark ettim ki, bu elastik balon aslında bir simgeydi. Belki de yaşadığım duyguları, bu balon gibi sabırlı bir şekilde taşıdım ama hep bir yerlerde patlamaktan korktum. Her şeyin en yoğun olduğu anda, sıcak bir nefes gibi bir şey oldu içimdeki patlamaya yakınlık. O an… Balonun o keskin, içe doğru kıvrılan derinliğine doğru düşerken, ben de derin bir nefes alıyordum. O hissi tam anlamıştım.
İşte o an, belki de bir balonun ısıtılması, ne kadar iç içe geçebiliriz duygularımızla sorusunun yanıtıydı. Balonun ısıtılması gibi, ben de sıcaklıkları içimde taşıdıkça, daha esnek oluyordum. Ama tıpkı bir balon gibi, biraz daha fazla sıcaklık, biraz daha fazla baskı, içindeki hayatı patlatmaya zorluyor. Benim için bu balon, anlık hislerin, o ilk heyecanın bir temsilcisiydi.
Üzüntü, Heyecan ve Bir Sonraki Adım
Balonun ısındığında genişlemesi, bazen yaşamda attığın adımlarla aynı hissi verir. Her şey bir noktada daha fazlasını gerektirir. Fakat bu fazlalık, bazen seni bir sınırın ötesine taşır. O sınırları zorlamak, beni hep kaygıya sürüklemişti. Ama o kadar da korkutucu değildi. İçimden bir yerlerde “belki de patlamak gerek” diye düşündüm. Hayatımda birkaç kez o kadar fazla duyguyu biriktirmiştim ki, sonunda patlamak zorunda kalmıştım.
Şimdi o balonun içindeydim. Heyecan, biraz korku, ama yine de bir tür umut vardı. Umut, belki de sıcaklıkla bir arada, balonun esnekliğini sağlıyor. Her patlamadan sonra yeniden var olabilmek, o eski haliyle kalabilmek… Duygularımı kırılgan bir balon gibi taşımak belki de bana ders olmuştu. Ama o sıcaklık her şeyin üzerine eklenip büyüdükçe, bir noktada ne kadar dayanabileceğimi merak etmeye başladım.
Ve belki de balon patladığında, aslında bir şey kaybetmiyorum. Belki de her patlama, yeni bir başlangıcın habercisi.
Kayseri’deki Yalnızlık
Bir gece, Kayseri’nin karanlık sokaklarında yürürken, dışarıdaki soğuk rüzgarın beni sarstığını fark ettim. Bir yanda rüzgar, bir yanda ise içimdeki sıcaklık. Hayatın zorlukları, beklenmedik anlarda içimdeki balonu ısıtıyor gibiydi. Ama bu sıcaklık beni korkutmuyordu. İçimi sarhoş eden bir rahatlık vardı. Balonum şişerken, ona neden böyle sarıldığımı, neden böyle olduğumu düşündüm. Belki de bir balonun ısıtılması, hayatın zorlayıcı ve bazen korkutucu yanlarını kabullenmek gibiydi. Ama hepimiz elastikiz. Hepimiz şişebilir, genişleyebiliriz. Yeter ki doğru sıcaklıkla temas edelim.
Sonuç: Balonun Hissi
Sonunda balon patladı. O kadar hızlıydı ki, patlamanın neden olduğu o keskin gürültü, hayatın ne kadar çabuk geçebileceğini hatırlattı. Ama o patlama, aslında bir son değildi. Hala o eski duygular var içimde, belki biraz daha fazla olgunlaşmış, belki biraz daha anlayışlı. Ama aynı zamanda, içimdeki sıcaklık hala devam ediyor.
Bir elastik balon ısıtıldığında ne olur? Belki de bir şeyi daha iyi anlamaya başlarsınız. Bazen sabırlı olmak, bazen o sıcaklığı taşımak, bazen de biraz esneklik gerekir. Ve sonunda patlamak, patlayıp yeniden doğmak, belki de o esneklikten aldığınız güçle olur.
Bugün bir balonun içinde hissettiğim gibi… Isındım, şiştim, ama patlamadım. Belki de her şeyin en doğru anı patlamadan önceki o ince çizgidedir.