Biri Öldüğünde Neden “Başın Sağolsun” Denir? Geleceğe Dair Bir Bakış Herkesin bir noktada yaşadığı kayıplar, üzerinde derin izler bırakır. Bu kayıplar, genellikle bir hayatın sona ermesiyle birlikte gelir. Fakat kaybı yaşayan kişiye, geri kalanlar bir şey der: “Başın sağ olsun.” Bu basit ama derin anlam taşıyan söz, pek çok kültürde aynı şekilde dile getirilir. Peki, gelecekte bu tür ifadeler, kayıplarla ilgili toplumsal tutumlar ve ilişkiler nasıl değişecek? Bu yazıda, “biri öldüğünde neden başın sağolsun denir?” sorusunu, 5-10 yıl sonra gündelik hayatımıza, işimize ve ilişkilerimize nasıl yansıyabileceğine dair bir vizyoner bakış açısıyla inceleyeceğim. Başın Sağolsun: Anlam Derinliği ve Sosyal Güvenlik İçimdeki…
Yorum BırakEvin Dostu Hikayeler Yazılar
Tavuklar Nasıl Uyurlar? Bilimsel ve Duygusal Bir Bakış Tavukların uyku alışkanlıkları, oldukça ilginç ve bir o kadar da karmaşık. Bir yanda bilimsel veriler, diğer yanda da bu canlılarla duygu ve empati temelli bir yaklaşım… Konya’nın köylerinde büyümüş biri olarak, tavukları yakından gözlemleme şansım oldu. Kendi içinde sürekli tartışan biri olarak, tavukların nasıl uyuduğu sorusu, hem mühendislik gözlüğüyle hem de insani bakış açısıyla kafamı kurcalıyor. Hadi gelin, tavukların uyku düzenini farklı açılardan inceleyelim. Bilimsel Bakış: Tavukların Uyuma Düzeni Tavukların uyku alışkanlıkları, aslında evrimsel bir sürecin sonucu. İçimdeki mühendis şöyle diyor: “Hayvanların uyku düzeni, onların evrimsel ihtiyaçlarına ve çevresel faktörlere göre şekillenmiştir.”…
Yorum BırakAğlamak İnsanları Yorar mı? Geçmişin ve Günümüzün İzinde Bir Psikolojik Keşif Ağlamanın, insanlık tarihi kadar eski bir davranış olduğunu düşündüğümüzde, bu eylemin yalnızca bir duygusal tepki değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir anlam taşıdığına da kolayca ulaşabiliriz. Tarihsel süreçlerde, insanlığın “ağlamak” ile ilişkilendirdiği çeşitli anlamlar, zamanla şekillenmiş ve toplumsal yapılar içerisinde farklı boyutlara ulaşmıştır. Bugün, ağlamanın insanı yorgun düşürüp düşürmediği sorusu, hem kişisel hem de toplumsal bir olgu olarak ele alınabilir. Peki, ağlamak insanı gerçekten yorar mı? Ağlamanın Tarihsel Perspektifi: Eski Çağlardan Bugüne Geçmişte, ağlamanın ve gözyaşlarının toplumlar arasında değişken anlamlar taşıdığına dair pek çok örnek bulunmaktadır. Antik Yunan’dan…
Yorum BırakSevgilimi Kırmadan Nasıl Ayrılırım? Cesurca ve Dürüstçe Bu yazıya başlarken kendime şöyle diyorum: “Bunu yazmak zor, çünkü herkesin bir ayrılık hikâyesi var ve kimse bu konu hakkında net bir şey söylemek istemiyor.” Ama bir gerçeği kabul edelim: Sevgilinizle ayrılmak zor. Hem de çok zor. Üstelik bu zor olan, sadece iki insanın ilişkisinin sonlanması değil, aynı zamanda birine “artık seninle olamıyorum” demenin getirdiği duygusal yük. Ama gerçekten sevgilini kırmadan ayrılmak mümkün mü? Yoksa bu bir ütopya mı? İşte, bu yazıda bu soruya cevap arayacağım. Ayrılma Kararının Güçlü Yanları: Dürüstlük ve Kendini Keşfetme Ayrılmak, bazen özgürleşme, yeni bir başlangıç, hatta “kendini bulma”…
Yorum BırakRaporluyken İl Dışına Çıkabilir Mi? Bir sabah, iş yerinde sıkça tartıştığımız bir konu aklımıza takıldı: “Raporluyken il dışına çıkabilir mi?” Bu, aslında bir iş yerinde sıkça karşılaşılan bir durum: Önemli bir proje ya da sorumluluk üstlendiğinizde, il dışına seyahat etmeniz gerektiğinde ne olacak? İzin almak mı? Raporu teslim etmek mi? Bu durum, hem iş dünyasında hem de kişisel hayatta birçok soruyu beraberinde getiriyor. Hem mühendislik hem de sosyal bilimler alanlarına olan ilgim nedeniyle, bu durumu birkaç farklı açıdan ele almayı düşündüm. İçimdeki Mühendis Böyle Diyor: “Hayır, Çıkamazsın” İçimdeki mühendis tarafım, her şeyin mantıklı ve sistematik bir şekilde yürütülmesinden yana. O,…
Yorum BırakKültür Mantarı Hangi Mantar Türüdür? Bir Yaşamın İçindeki Mantarlar, Duygular ve Hayal Kırıklıkları Kayseri’nin Yalnız Sokaklarında Bir Gece Kayseri’nin kış akşamları, soğuk ve rüzgârla sarılı birer arkadaş gibidir. Bazen dışarı çıkıp sadece bir süre sokaklarda yürümek isterim. Bütün o karanlık ve yalnız sokaklar içinde kaybolmak, tüm dünyadan bir an için uzaklaşmak… Bir gün böyle bir akşam, sadece bir adım uzaklıktaki markete gitmek için evimden çıktım. İşte o an her şey değişmeye başlamıştı. Kültür mantarı almayı düşündüm. Aslında, orada bir şeyler satın almak istesem de, kafamda bir tür soru vardı: Kültür mantarı hangi mantar türüdür? Çok basit bir soru gibi gözükebilir,…
Yorum BırakKahke Hangi Dilde? Geleceğin Dilini Şimdi Seçiyoruz Hayatım boyunca pek çok kez “Kahke hangi dilde?” diye sordum kendime. Bu soruyu özellikle geleceğe dair düşünürken daha çok düşündüm. Teknolojinin hızlı gelişimi, kültürlerin birleşimi ve dilin evrimi, benim gibi 28 yaşındaki gençlerin dünyasını etkiliyor. Kahke hangi dilde sorusu, aslında sadece bir dil meselesi değil, daha çok bir kimlik, toplumsal etkileşim ve iş gücü meselesi haline geliyor. Gelecek 5-10 yıl içinde, dilin işlevi ve gücü nasıl değişecek? Hangi diller öne çıkacak, hangi diller kaybolacak? İşte bu sorular geleceği daha da ilginç kılıyor. Teknolojinin Dil Seçimi Üzerindeki Etkisi Teknoloji her geçen gün hayatımızın merkezine…
Yorum BırakAN6 Tespit Raporu: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken, her birey farklı bir dünyadır. Herkesin iç dünyasında karmaşık bilişsel ve duygusal süreçler işliyor; her düşünce, her duygu, her eylem birbiriyle bağlantılı. Bu karmaşıklığı çözmek için, bir olayın arkasındaki sebepleri keşfetmek gerekir. Ancak bazen, insanların davranışlarını anlamak için daha somut bir yaklaşım gereklidir. İşte burada, AN6 tespit raporu devreye girer. Peki, bu rapor gerçekten neyi ölçer ve insan psikolojisini anlamamıza nasıl yardımcı olabilir? AN6 tespit raporu, genellikle bir bireyin bilişsel işlevlerini, duygusal durumlarını ve sosyal etkileşimlerini değerlendirmeye yönelik hazırlanan bir psikolojik değerlendirmedir. Çoğu zaman, eğitim veya klinik ortamlarda, bireylerin…
Yorum BırakAllah’ı Övmek ve Şükretmek: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Kelimenin gücü ve anlatıların dönüştürücü etkisi üzerine düşündüğümüzde, insanlık tarihinin en eski zamanlarından itibaren kelimelerin varlıkların kalbine dokunma gücü hakkında yazılmış binlerce metin akla gelir. Edebiyat, insanın en derin duygularını dışa vurduğu bir alan olmasının yanı sıra, farklı inanç sistemleri ve kültürel bakış açıları ile insan ruhunun özüne ulaşma arayışıdır. Bu, belki de en çok Tanrı’yı yüceltme, ona şükretme ve övgülerde bulunma gibi kutsal eylemlerle özdeşleşir. Allah’ı övmek ve şükretmek, sadece bir dini görev değil, aynı zamanda insanın kendi varoluşuna ve çevresindeki yaratılışa karşı duyduğu derin minnettarlığı ifade etme biçimidir. Bu yazıda, bu…
Yorum BırakFüzyon Bozukluğu Nedir? Füzyon bozukluğu, kelime olarak kulağa karmaşık ve uzak gelebilir. Ancak bu terim, özellikle psikoloji ve sosyoloji alanlarında daha sık karşılaştığımız bir kavramdır ve toplumsal yaşamda oldukça etkili bir rol oynar. Füzyon bozukluğu nedir diye sorduğumuzda, bu durum, insanların benliklerini ve toplumsal kimliklerini doğru bir şekilde oluşturamamalarına, sosyal bağlarda uyumsuzluk ve kopukluk yaşamalarına neden olan bir psikolojik sorundur. Sokakta yürürken, bir kafede arkadaşlarımla sohbet ederken ya da toplu taşımada karşılaştığım insanları gözlemlerken, füzyon bozukluğunun ne kadar yaygın bir sorun olduğunu fark ediyorum. İnsanlar, toplumsal kimliklerini, cinsiyetlerini, rollerini ya da kendilerini bulmakta zorluk çekiyorlar ve bu, çoğu zaman kişisel…
Yorum Bırak